• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
    • TARA GÜRSES - YAZAR ve ARAŞTIRMACI KİŞİSEL WEB SAYFASI
2021'e GİRERKEN
Game of Thrones diye bir diziyle başlayacağım söze. Bu diziye bağlanıp da son sezonu ve sonu ile ilgili hayal kırıklığı yaşamayan kimse yoktur herhalde. 8 yıl süren bir yolculukta, herkesin başından beri Kral olnasını istediği, çok sağlam bir kişiliği olan, etik değerleri olan, adil, haksızlıklara karşı duran, savaş değil barış taraftarı, karşıt fikirleri ve grupları birleştiren bir kişi vardı. 7 yıl onun yaşadığı bütün ihanetleri, uğradığı haksızlığı, kötülükle savaşını, kuzeye-güneye , doğuya ve batıya barış ve denge, huzur getirmeye çalışmasını seyrettik. Çok yaralar aldı. Ölümlerden döndü ama hep tekrar ayağa kalktı ve yılmadı. Taht oyunları onu hiç etkisine alamadı. Çok güçlü ve adalet getiren bir liderdi.

                    

8. Ve son sezonda ne olduysa birdenbire bu kişi   pasif, pısırık, bütün iradesi elinden alınmış bir hale getirildi önce. Sonra da çevresindeki kendisine en yakın kişiler tarafından ihanete uğradı. Karanlıkla ve kötülükle ölümüne gidiği savaşta herkes geri planda durdu ve bütün yükü onun sırtına atıp seyrettiler. Kulislerde kuyusunu kazdılar ve dizinin sonunda da değil Kral olmak , ülkesinden sürüldü. Ve dizinin en başından beri kimsenin aklına gelmeyen kişiler kral ve kraliçe oldu. Hayatının aşkı olan kadınla da bir araya gelmesi beklenirken ve dizinin başından beri yüceltilen ve ejderhaların annesi olarak bilinen ve Kraliçe olması gereken kişi de bir anda şuursuz bir hale getirildi ve taht oyunlarına yenik düştü. Ölümü de aşkı ve Kral olması beklenen adamın elinden oldu.



Star Wars ( yıldız Savaşları ) efsanesi de 1977 de gösterime girdiğinde 3 nesli etkileyecek ve herkesin tutkuyla bağlandığı bir üçleme  olnuştu. Devamı da çekildi. Burada da gücün  ışık ve karanlık taraflarının savaşı vardı. Filmin oyuncuları ile birlikte biz de yaş aldık. Birlikte büyüdük. Star wars tutkusu çok farklıdır, bilenler bilir. Orada da evrene denge getirecek kişi ve güç , karanlığa direniyor ve savaşıyordu en başından beri. Pek çok savaş yaşandı. Çok kayıplar verildi ama kahramanlar hep aynı kaldı. Son birkaç filminde seyircilerin gönlünde özel bir yeri olan ve başından beri ışığa hizmet eden , gücün aydınlık tarafında olan kişileri birer birer öldürdüler. Sonunda da baş kahramanı önce değersizleştirip arkasından da saçma sapan bir şekilde yok ettiler. Tüm bunlar olurken de kendi gölgesinden korkan ve karanlığa teslim olmuş , kişiliksiz ve kompleksli bir zavallıyı yüceltmeye çalıştılar. Tam bir fiyaskoydu.

Benim yaşlarımda olan herkes ve benim çocuklarım da dahil olmak üzere tam bir hayalkırıklığı yaşadık. Filmi seyrederken Hollywood ve sinema sektörünün ne yapmaya çalıştığını çok net gördüm. Hollywood ve tüm sinema ve dizi sektörü bize diyor ki, "hayat sizin istediğiniz gibi olmaz. Mutlu son yok. İyiler her zaman kaybeder. Kazanan her zaman kötülük olur."

Yeni bir "Spiderman" çıkıyor. Herkes bayılıyor. Hemen adamla kontratlarını iptal edip filmden çıkrtıp, oyunlardaki yüzünü bile siliip oyuncuyu değiştiriyorlar.
"Unbreakable ( Ölümsüz) "diye bir film vardı.Bruce Willes’in başrolü oynadığı. Buna sonradan "Split" diye bir film ile bağlantı yaptılar. Çok da güzel olmuştu. Dünyada kötülüğe savaş açmış, seri katilleri-psikopatları , kötü ve karanlık- şeytani kişileri yok ediyordu. Bilmiyorum bunlara dikkat eden var mı, ama özellikle "Glass" da son filmde o kahramanı da resmen "bir kaşık su da" boğdular, ki bu kahraman süper bir güce sahipken. Ve o kadar acınası bir son oldu ki, film bittiğinde şaşkınlıktan kendime gelemedim.



Bunların hepsi algılarımıza olumsuz kodlamalar yapıldığının en belirgin örnekleri. Önce bir kahraman yaratıyorlar, arkasından onu değersizleştirip, yok ediyorlar. “Kahramanlara, insanlığın iyiliği ve ışığa hizmet eden insanlara güvenmeyin. Onları sinek gibi ezeriz, yok ederiz. Siz de öksüz yetim kalırsınız. Onun için iyisi mi siz böyle kahramanlar beklemeyin, umut etmeyin, birşeylerin düzeleceği, geleceğin güzel olması, kötülüğün bitmesi veya yenilmesi ya da etkisini kaybedeceği bir dünya yok mesajı veriyorlar.""Siz bizim kölemizsiniz, biz yazarız, biz çizeriz, biz isteriz, siz de oynarsınız "diyorlar. "Beğenmezsek de sizi sileriz, yok ederiz “diyorlar.

Bütün filmlerde bu mesaj var artık. Mutlu son yok. Kahramanlar yok." Yapayalnızsın, seni koruyacak bir düzen ve adalet yok. Sen açlığa, sefalete ve kaybetmeye mahkumsun.” diyorlar. Hele şimdiler de insanı en sevdikleriyle bile uzaklaştırmaya , sosyal hayattan tamamen soyutlaştıımaya çalışılıyor. ve insan olmanın bütün haklarından yoksun bırakıyorlar. Herkes evde sistemin yarattığı ve mecbur bıraktığı hayatları yaşamaya ve kendini daha da değersiz hissettirecek filmleri, dizileri seyretmeye mahkum ediliyor.

Ama hem onların hem de sizin bilmediğiniz bir şey var. Herkes kendisinin kahramanı aslında. Kendi gücünüzü bilmeniz istenmiyor. Onun için bu kadar baskı, biyolojik ve sosyolojik saldırılar. Yediğimiz, içtiğimiz herşeyle, soluduğuuz havayla, kullandığımız ilaçlarla bizi değiştirmeye çalışıyorlar. Sorun çıkarmayan, herşeye boyun eğen, itaatkar köleler olmamız için. Sırf hayatta kalmak için boyun eğdiğimiz.

Size yaratıcının verdiği bütün hakları ellerinizden alıyorlar. İçinizdeki Yaratıcı ile olan bağınızı bitirmeye veya koparmaya çalışıyorlar. "Çok düşünme, çok sorgulama, kitap okuma, araştırma,meditasyon yapma, astrala çıkma, içine dönme… Kendine dönüp de ne olacak, bedenin köle ruhun da bana ait diyen bir sistem"…

Filmlerle ilgili verdiğim bu örneklerin bir sebebi var. Size diyorum ki, " hepinizin içinde Yaratıcınızdan bir parça var. Ona güvenin. Karanlığa değil ışığa yönelin. İçinizdeki ışık size yol gösterecektir. Bu yaşadıklarım doğru değil, böyle olmaz diyen sesi takip edin. Umutsuzluğa kapılmayın." Zaten istedikleri bu. Kendinize olan inancınızı ve yaratıcıya olan inancınızı kaybetmeyin.



Eğer bugün 180.000 yıllık bir döngünün son durağında burada bu boyutta ve bu gezegende dünyaya geldiyseniz mutlaka size güvenen bir güç var. İçinizdeki Tanrı olan parçanıza. Eğer bugün dünyada bu kadar kötülük varsa sebebi iyi insanlar…Sessiz kalmayı seçen insanlar… Herşeyi Tanrıdan beklemeyi bırakın artık. O sizi görevlendirdi. Sizsiniz onun iradesini yansıtacak olan. 

İşte, bu nedenle bizi yok etmeye, etkisizleştirmeye , şuursuzlaştırmaya çalışıyorlar. Hepinizin uyanması, üzerindeki ölü toprağını atması lazım. Size layık görülen hayatı ve dünyayı yaşamaya mecbur değilsiniz. Şu anda tüm insanlık, köşeye sıkışmış bir kedi gibi. Kendi hayatı, ya da çocuklarının hayatı ve geleceği için, dünyanın geleceği için o sıkıştırıldığı köşeden fırlayacak . Burada çok önemli bir noktaya değinmek istiyorum. Tahriklere ve manipülasyonlara kapılmayın. Akıllı olun. “Ne yapmam gerekiyor”a odaklanın. Kahraman beklemeyin.

Herkesin kendi kahramanı olacağı ve global olarak insanlığı kurtaracak günlere ve yıllara giriyoruz. Unutmayın gecenin en derin karanlığı, güneş doğmadan öncesidir. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Dünya tarihini yeni baştan öğreneceksiniz. Tarih yazacaksınız. Sizden sonraki nesillere anlatılacak ve çok derin öğretileri olan bir hikaye yazacaksınız. Ben kimim ki? demeyin. Bugün buradaysanız bir misyonunuz var demek ki. Tv leri kapatın. Yakınınızdaki sevdiklerinizle kucaklaşın. Doğaya çıkın. Nefes alın. İliklerinize kadar. Ağaçlara kuşlara, gökyüzüne bakın daha önce hiç bakmadığınz gibi. Bol bol su için. Meditasyon yapın. Bilmeseniz bile kapatın gözlerinizi, kendinizi dinleyin. Bütün hücreleriniz ve ruhunuz isyanda. Hissedin bunu. Ve kendinize ‘’ Seni seviyorum ‘’ diyin. İnanmasanız bile. Bilin ki bu bile size kodlanmış.

              


Sevgiyi orada burada başkasında aramayın. Önce içinizde bulun onu. Kimbilir nerelere sakladınız. Çıkartın dışarı. Gözleriniz yaşaracak. Haykırmak gelecek içinizden. Haykırın. Kendimi seviyorum, hayatı seviyorum. İyi ki varım diyin kendinize.  Ve evrene güvenin, çünkü sizin sesinizi duyar mutlaka. Ve geri dönüşü de muhteşem olur.

İşte bizden bunu aldılar.

Herkese insanca ve özgürce yaşamayı ve size yaratılışta verilen bütün haklarınızı geri alıp, yeryüzüne artık İNSAN’ı getirmeyi seçmenizi diliyorum. 2021 herkesin kendine ve yaratıcısına- evrene açılan kapısı olsun. Sevgiler

Tara Gürses.
  
444 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam24
Toplam Ziyaret71271
Saat