• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
    • TARA GÜRSES - YAZAR ve ARAŞTIRMACI KİŞİSEL WEB SAYFASI
KARA KOYUN YA DA GÜNAH KEÇİSİ KAVRAMI
Bugün size kara koyunlardan bahsedeceğim. Hani şu uyumsuz ve ilk bakışta fark edilenlerden. Pek çok toplumda ve kültürde onlara Günah Keçisi de denir. Ailenin yüz karası ve dışlananları, arkasından sürekli konuşulan ve herşeyin sebebi olanlar.

Onlar kendilerini çok küçük yaşlarda belli etmeye başlarlar. Yaşadıkları aile ortamına uyum sağlamakta zorluk çekerler. Eğitim hayatlarında da her şey çok saçma ve yanlış gelir. Kendilerine öğretilen ve ezberletilen kodlanan şeyleri kabul etmezler.
Hayatlarının erken yaşlarında psikolojik ve fiziksel şiddet görmüşlerdir. Ancak bu onları istenilen şeyleri yapmaktan veya istenilen kalıba girmekten daha da uzaklaştırmıştır. Acı eşikleri çok yüsektir hem fiziksel hem de ruhsal olarak. Görmedim veya şaşırdım diyecekleri çok az şey vardır. Ama yine de mutludurlar ve anda yaşamayı severler.

                        


Kara Koyunlar çok akıllıdırlar.Ama çok da iyi aptal numarası yaparlar. Akıl oyunlarını hemen çözerler. Blöflere hiç aldanmazlar. Sizi sürekli test ederler. Size bir soru sorarlar. Fikrinizi almak istediklerini söylerler. Sizin önerinizi merak ederler ama aslında kararlarını çoktan vermişlerdir. Ve bu çoğunlukla sizinle aynı değilidr.Bunu sizi tanımak için de yaparlar.

Samimiyetle, samimiyetsizliği çok iyi algılarlar. Yalanı, anında fark ederler çünkü hayatlarının belli bir döneminde çok yalan söylemek zorunda bırakılmış olabilirler. Empati duyguları çok gelişmiştir. Merhametlidirler. Ağlamak ve gülmek, kahkaha atmak onların kendilerini en güzel dışa vurumlarıdır ve duygularını saklamazlar. Düşüncelerini karşısındakini kırmadan yumuşatarak söyleyenleri olduğu gibi çok dobraca (tokat atar gibi) söyleyenleri de vardır.

Sevilip sevilmeme, beğenilp beğenilmeme gibi korkuları yoktur. Kendi içlerinde kendilerini sevmeyi öğrendikleri andan itibaren buna ihtiyaç duymazlar. Cinsiyet, cinsellik veya cinsel tercihler konusunda önyargıları yoktur. Sevgiyi bedene değil ruha hissederler.

Sertlikten, agresif tavırlardan, yüksek sesle yapılan konuşmalardan ve tartışma ortamlarından hiç hoşlanmazlar. Hemen orayı terk etmek isterler. Çünkü hayatlarının bir bölümünde bunlarla yeteri kadar mücadele etmek zorunda kalmışlardır. Hayatı çok ciddiye almaz gibi görünebilirler ama aslında hiç de öyle değildirler. Belki de herkesden çok ciddiye alırlar. Bu nedenle hayatları boyunca çirkinliklere ve acımasızlıklara, haksızlıklara karşı dururlar . Savaşçıdırlar. Anlaşılamama veya yanlış anlaşılma olasılıkları kuvvetli olsa da pek umursamazlar.

Onlar yaşadıkları en ağır deneyimlere rağmen her zaman çocuk kalmayı başaranlardır. Her an dans ederken, şarkı söylerken veya çılgınlık yaparken rastlayabilirsiniz kendilerine. Evrensellik bilinçleri çok güçlüdür. Doğaya, dünya üzerinde yaşayan bütün canlı türlerine karşı koşulsuz sevgileri ve yıldızlara – gökyüzüne çok güçlü bir aidiyet duyguları vardır. Onlara Kara koyun denmesinin sebebi zaten en çok yaşadıkları dünyaya aykırı olmalarından kaynaklıdır. Kendilerine Yıldız Tohumu denmesinin de altında yatan sebep budur aslında.

Ailenin 'Kara Koyunu' adı verilen uyumsuz,aykırı,sıradışı bireyi aslında soy ağacı için çıkış ya da kurtuluş yollarının arayıcısıdır. Dünyaya geliş sebepleri de budur.
Aile kurallarına, beklentilerine ya da gelenek ve göreneklerine uyum sağlamayanlar, inançları ve hayata bakış açıları ile aile değerlerini alt-üst edenler, aile tarafından işaretlenmiş yolların tersine gidenler, erken yaşta evlerini terk edenler, eleştirenler, çok soru soranlar, çok itiraz edenler, reddedilmeye, yalnızlaştırılmaya rağmen ezberbozanlardır. Yalnızlaşmayı da zaten kendileri isterler. Her ailede onlardan bir tane vardır.

                          



Onlar kendisinden önceki tüm nesilleri darmadağın eden, hüsrana uğratan tekrarlayan öykülerin, travmaların ve karmanın kilitlerini açmak, kördüğüm olmuş geçmiş nesil bağlarını çözmek, onları yüklerinden kurtarmak ve serbest bırakmak için çağrılırlar.
Kara koyunlar; uyum sağlamayanlar, isyancılar, çığlık atanlar, itiraz edenlerdir. Soy ağacını şifalandırırlar, zehirden arındırırlar, yeni ve çiçek açan bir dal yaratırlar…

Anne Atalarının ve Baba Atalarının sayısız tatmin edilmemiş arzularını, doyurulmamış hayallerini, gerçekleştirilememiş yeteneklerini, içten içe duydukları ama bir türlü gösteremedikleri isyanı kendi ayaklanmalarında ortaya çıkarmaya çalışırlar. Eğer size Kara Koyun deniyorsa, ya da ailenin Günah keçisi olarak tanımlanıyorsanız ve öyle hissediyorsanız , ne kadar nadir, değerli ve eşsiz oluşunuza dair içinizde şüpheye yer vermeyin!

Soy ağacınızın 'ender bulunan ' ve en değerli çiçeğisiniz. Siz tüm atalarınızı onurlandıran ve özgür bırakansınız. Siz tüm atalarınızın hayal ettiği kurtarıcısınız …"

Tara Gürses



Bert Hellinger'a sevgilerimle.
  
360 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam8
Toplam Ziyaret63459
Saat