• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
    • TARA GÜRSES - YAZAR ve ARAŞTIRMACI KİŞİSEL WEB SAYFASI
DEĞER YARGILARI VE AŞK

İyi bir insan olması ve taşıdığı ruh değil de farklı şeyler mi sizi çeker? Fiziki görünüşü, nasıl giyindiği, yaşam tarzı, ne yediği-içtiği, nerelerde kimlerle takıldığı, sosyal statüsü mü?

Bu insanların kim olduğundan ziyade nasıl görüldüğü ve sosyal anlamda yansıttığı şeyler mi sizi çeken? Gözlerine baktığınızda gördüğünüz ruh değil de, o gözün rengi mi önemli olan?

Dokunduğunuzda ya da onunlayken hissettiğiniz duygu değil de, onunla beraberken herkesin sizi nasıl kıskanacağı mı? Onun size katacağı, kazandıracağı dünyevi değerler mi?



Eğer bu şekilde düşünüyorsanız ‘hani o beklediğiniz büyük aşk var ya, onu hiç beklemeyin derim’ size ben. Yani bir şeyler bulur, bir şeyler yaşarsınız ama onun adı aşk veya sevgi değildir. Karşılıklı ego tatmininden başka birşey değildir. Birbirinizden alacağınız şeyler kısa sürede biter ve kendinizi boşlukta hissedersiniz. Hem kendinizi hem de karşınızdakini kandırırsınız.

Ondan sonra da çıkıp ‘’şimdiki aşklar ömürlük değil ‘’der ağlarsınız. ‘Hayat arkadaşımı, yoldaşımı bulmadım’ diye şikayet edersiniz. Bulduğunuz şey aradığınızdır aslında. Bulamadığınız da aramadığınız...Neye ihtiyacınız varsa, ne arıyorsanız size aradığınızın frekansıyla gelen ve sizde de kendi arayışını bulanı bulursunuz.

Herşey arz talep meselesi gibi . Alışveriş yaparsınız aslında. Kısa süreli doyumlar, istediğinizi alabilmiş olmanın verdiği rahatlama...Ama o kısa sürede tükenip elinizde hiç birşey kalmadığını gördüğünüzde açlığınız eskisinden de çok ortaya çıkar. Bu defa daha ‘’akıllanmış ‘’ olduğunuz için daha çok seçersiniz. Daha güzel, daha yakışıklı, daha zengin, daha çok beğenilen , daha zor elde edebileceğinizi.
Eee, standartlarınız artmıştır bir kere.

Kullandığınız ortalama cümle sayısı 100’ü geçmeyen, anlamadığınız, anlamlandıramadığınız bir sürü boş ,sığ düzeyde ama sosyal açıdan tatminkar ve ‘’nasıl kaptı hatunu?’’ ya da ‘’nasıl tavladı adamı?’’ türünden yorumlar duyacağınız bir ilişkinin içindesinizdir. Ama eksiktir.

Nerede hata yaptım diye sormaya başladığınız zaman gidin bir aynanın karşısına geçin. Gözlerinize bakın. Ruhunuza sorun, benim aradığım ne aslında ? diye. Böyle gelip geçici, sığ ve anlamsız ilişkiler mi, yoksa daha farklı daha derin birşey mi?




Derin birşey arıyorsanız, derinlerde aramalısınız. Kalbinizin ruhunuzun derinliklerinde. Belki de yüzlerce, binlerce yaşamdır aradığınız hatta kimbilir kaç kez karşı karşıya geldiğiniz ama kalp gözüyle bakmadığınız için bir türlü göremediğiniz ve o tamamlanma duygusuna hasret kaldığınız ve aynı duyguya mahkum ettiğiniz diğer yarınız ya da ruh ikizinizi fark etmeyi deneyin.

Büyük aşklar için’imkansız’’ tanımlamasını yapanlar ya ona çok geç kalmışlardır ya da gözünün önünde duran şeyi görmeyi becerememişlerdir. Ön yargıları, şekilcilikleri, takıntıları, korkuları onları kör etmiştir. Çünkü hala dünyevi gözle ruhunun aşkını aramaya çalışıyorlardır.

Tara Gürses

16.06.2018 18:48
Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
426 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam11
Toplam Ziyaret39855
Saat