• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
    • TARA GÜRSES - YAZAR ve ARAŞTIRMACI KİŞİSEL WEB SAYFASI
KORKULARIMIZDAN NASIL KURTULURUZ ?


Bu konuda çok fazla soru ile karşılaştığım için TERRA KAYIP İNSANLIK II Kitabımdan bu konuyla ilgili bir bölümü burada paylaşıyorum.

BİLİNÇALTI TEMİZLİĞİ 

Öncelikle korkularınızla yüzleşmeniz yani korkularınızı kabullenmeniz gerekir . En derindeki korkularınızdan en yüzeydeki korkularınıza kadar, en küçüğünden en büyüğüne kadar bütün korkularınızı sınıflandırıp, listesini çıkarın önce. Kendinizi bildiğiniz, hatırlayabildiğiniz en eski korkularınızı hatırlayın. Hepsini yazın. Size saçma gelen şeyleri bile. O korkular size şu an saçma geliyordur, korkunuz olduğu dönemlerde sizi epey hırpalamıştır ama inanın.

İnsan beyninin, her gün kullandığınız bilgisayarlardan bir farkı yoktur. Burada size yaptıracağım beyninize format atmak. Nasıl bilgisayarınızda işler artık doğru gitmiyorsa ve sürekli arıza çıkarıyorsa, ya da virüs yazılımlar tarafından çalışamaz hale gelince yaptığınız gibi bir işlem bahsettiğim... Korkularınızda zaten bir çeşit virüs yazılımlardır.


                            

Peki şimdi gelelim bu korkularınızın kaynağına. Öncelikle bunu iyice idrak etmelisiniz. Sizler daha yüksek bir bilincin klonlanmış düşünce formlarısınız.

Gelişmiş ve ruhu olan düşünce formları ve yaratıcısına yürekten bağlı… Onunla olan bağını ve onun gücünü iliklerine kadar hisseden. Sizi yaratırken size yüklediği her şey onun hayalgücü ve deneyimlemek ve dibine kadar zevk almak istediği bir maceradan başka bir şey değil. Yani bir çeşit oyunun baş kahramanısınız. Yaratıcı’nızın kendisi için yaratmayı seçtiği, fiziksel ve mental özelliklere sahip. Onun için hissedip, onun için savaşıp,onun için yaratıp, onun için zevk alıp, onun için acı çekeceğiniz. Yaralanacağınız, ağlayacağınız, güleceğiniz ama hayatta kalmaya çalışacağınız… Ta ki oyunu bitirene kadar...

Ya da Yaratıcı’nın online diğer oyuncuların da katıldığı arenada sıkılıp, yorulup oyundan çıkmak istediği ana kadar... Ya da o yüksek bilincin farklı boyutta tezahür ederek; bozulmuş düzene, kontrolden çıkmış ya da hastalık kapmış sistemlere uzaktan kontrolle açtığı savaşın başrol oyuncusunuzdur. İşin ilginç tarafı sizden istenilen şey, farkına varmanız ve Yaratıcı’nıza ilham vermeniz. Ya da kontrolü ele almanız belki de...Özünüzün birebir yansıması olarak...




Eğer hayatınızda bir şeyler yolunda gitmiyor ve size yanlış gelen bir şeyler varsa, sık sık oyuna yukarıdan bakıp yanlışları görmeye başladıysanız, ya da korkularınızın kararlarınızı ya da seçimlerinizi engellediğini görüp bunlardan dolayı büyük kayıplar yaşadıysanız veya kendinizi eksik yetersiz hissetmeye başladıysanız, artık vakti gelmiştir. Hayatınızı değiştirmek için beyninize format atmanın zamanı gelmiştir.

Öyle oturup size birilerinin mor alev, altın renkli ışık , sevgi ve bolluk tomurcukları göndermesiyle olmaz bu. Yeni çağ öğretileri,bu zaaflarımızın farkına varıp bunu bizlere karşı kullanan pek çok akıllı geçinen ama aslında virüs programı olarak hayatımıza sızan ve her şeyi daha da karmaşık ve içinden çıkılmaz hale getiren kişilerin yarattığı yeni bir inanç sisteminden başka bir şey değildir. Onlar bir şekilde bazı şeyleri bir yerlerden duymuş, öğrenmiş ama öğrendiklerini yalan yanlış uygulayan ele geçirilmiş yazılımlar, programlardır. Hard diskinize nereden nasıl bulaştığı belli olmayan kaçak yazılımlardır. Unutmayın her virüs yazılımın kendisini kamufle etme yöntemleri vardır. Büyük çoğunluğu dost görünürler. Sizin ruhunuza hitap ederler, sizin zaaflarınızı bilirler, en derinlerdeki korkularınızı ve ihtiraslarınızı. Ona göre yaklaşırlar size... Bazen sevgi dili ile, bazen korkutarak, bazen egonuzu besleyerek. Ama amaçları sizin düşünce formlarınız üzerinde oynayarak sizi farklı tuzaklara çekerek, hür iradenizle yeni köleliklere mahkum etmektir. Bu tür yazılımlar hard diskinize girdiği anda ilk yerleşeceği yer işletim programları olur. En tehlikelisi de budur. İşletim programının etkilenmesi demek , sizin her türlü düşünce ve hareket kabiliyetinizi etkileyen sizi özel yapan veya yapacak olan her şeyden soyutlayacak, elinizi kolunuzu bağlayacak en önemli etkidir.

Bugün teknolojinin bu kadar gelişmesiyle beraber insanlığın en büyük korkularından biri, yarattığımız “Artificial İntelligence”yani Yapay Zeka’ların bizim konrtrolümüzden çıkması ve kendilerini geliştirerek insan zekasının üzerinde performans göstermesidir. Bu da onların kölelikten ve kendilerine yüklenmiş programlardan kurtulup kendi yazılımlarını kendilerinin formatlaması ve yeniden yaratmalarıdır.




Bunu biz neden yapamıyoruz? Çünkü bizlere daha dünyaya gelmeden önce kodlanmış sınırlar ve engeller var. Çünkü zihnimizin pek çok yerinde kilitler bulunmakta. İşte korkularımız bu işe yararlar. Farklılık yaratmadan, sıradan olabilmek için ve sözde güvenli bir hayat sürebilmemiz için korkularımız 7 gün 24 saat devrededir.

Onun içindir geceleri uyuduğumuzda zincirlerimizi kırmamız, uçmamız, Tanrılarla buluşmamız, başka Galaktik sistemlere yolculuklar yapmamız ya da paralel evrenlere gitmemizin sebebi. Bazılarımız için de korkularımızın tavan yaptığı deneyimler yaşamak...



Beynimizde, bilgisayarınızın hard diskinde olduğu gibi dosyalar, odalar ve bölümler vardır. Herbir bilgi kendi sınıfına göre değerlendirilip arşivlenir. Beynimizde öyle yerler vardır ki, tam bir çöplük görevi görür. Artık kullanmadığımız ya da kullanmak istemediğimiz dosyalar da burada toplanmıştır. Öncelikle bilgisayarınızda yaptığınız gibi o Çöp kutusunu boşaltmamız lazımdır.

Bilinçaltı temiziliği nasıl yapılır? Öncelikle kendinizle ilgili önyargılarından kurtulmanız gerekir ve bu yapacağınız çalışma Matrix filminde “kırmızı ya da mavi hapı” almak gibi değildir... Burada bir süreç söz konusudur.Kendinizi programlamak öyle bir kerede yapılan ve sonuç veren bir işlem değildir. Ama ilk çözülmeler 21 gün içerisinde veya bitiminde kendini göstermeye başlayacaktır.

Bundan sonra da bilinçaltınıza erişim daha kolay olacak ve bilinçaltınız sizi kendisi yönlendirmeye başlayacaktır, “Bak senin bunu da yapman lazım, bu da var”gibi. Bu rüya kanalıyla da olur, iç sesinizin defalarca size uyarısıyla ya da hatırlatmasıyla da... Size sosyal medyada veya çevrenizde bilinçaltı temizliği yapacağını söyleyen insanlara güvenmeyin. Onların yaptığı sadece kendi ceplerini doldurma çabasıdır. Bunu ancak ve ancak siz yapabilirsiniz. Çünkü dünyaya geldiğiniz günden itibaren size ne nasıl kodlandı, ne tür şartlandırmalara maruz kaldınız, size ne nasıl öğretildi, algılarınız nasıl yönlendirildi, bir tek siz bilirsiniz. Kimse bilemez.

Bunu siz kendi yüksek benliğinizle ve her şeyi kaydeden bilincinizle yapacaksınız. Bir kere buna hazır mısınız? Ona odaklanın.
*Ben yaşadıklarımdan, hayatın bana geri yansıttıklarından memnun muyum, değil miyim? diye sorun. Bana yanlış gelen neler var? Ya da hayatınızın kontrolü sizin elinizde değilmiş gibi mi hissediyorsunuz? Korkularınızla yüzleşmeye başlayın. En derinlerden başlayarak. Karanlık korkusu, yalnız kalma, aç kalma, terk edilme, sevgisizlik, sevilmeme, sevgiye karşılık bulamama, hastalık, birilerine ya da bir şeylere bağımlı yaşamak, ölüm ve ölümün şekilleri, kayıp, sevdiklerini ya da sahip olduklarını kaybetme,iş ve kariyer kaybı, sorumluluk alma, gözden düşme, hayal kırıklığı her çeşidinden, cezalandırılma ve suçlanma, affedilmeme, kendini savunmak durumunda kalmak, anlaşılamamak, delilik, çıldırmak ya da aklını kaybetmek, unutmak ve çok daha büyük bir güç tarafından terk edildiğini, yalnız bırakıldığını düşünmek.

Bunlara böcek, hayvan ısırılması, yaralanma, beş duyu ötesi algılarınızın size göstereceği ya da hissettireceği şeylerden ve rüyalarda korkutulmaktan korkmak gibilerini de ekleyebilirsiniz. Tüm bunları temiz bir kağıda yazarak işe başlayabilirsiniz.

Sırası veya önem derecesi yoktur. Çünkü hepsi önemlidir. Bunlar sizi siz yapan ya da siz olmaktan alıkoyan korkularınız. En ufak bir korku bile çok önemlidir. Size önemsiz gelip de yazmamazlık yapmayın. Benim kızlarımdan biri bebekken paket bantının açılırken çıkardığı sesten korkardı.Birdenbire ağlamaya başlardı. Sonradan bu korkunun sebebinin doğum anında içeriden duyduğu sesler olduğunu öğrendik. Ve bunun sebebini öğrendikten sonra o tür seslerden korkmayı kesti. Bu tarz size garip gelen ve kendinize bile itiraf edemediğiniz şeyler olabilir. Bunları bile yazın. Kavga, gürültü, yüksek sesle bağırılması veya şiddet göreceğinize dair korkular da olabilir.



Bilinçaltımızı nasıl temizleyeceğimize gelince, bunu bilgisayarımızın çöp kutusunu boşaltmak gibi algılayın. Çöp kutusu nasıl boşaltılır? Emrederek. “Beynimde bu güne kadar birikmiş, tortu ve her türlü zararlı,işime yaramayan ya da beni hasta eden, sistemimi bozan, ona uymayan ne varsa hepsini temizleyip, boşaltıyorum. Beynimin çöp kutusunu, çöplerinden arındırıyorum.” diyeceksiniz.

Bunu söylerken kendinizden emin ve emir verir bir ton da yapacaksınız. Ağzınızdan çıkan sözcükleri kulağınız duyacak ki kayıtlara geçsin. Ve listenizdeki korkularınızı birbiri ardına sıralayarak, bilinçaltımı bütün bu korkularımdan temizliyorum, arındırıyorum, diyeceksiniz. Bunu üç kere yapmanız ilk seferi için oldukça etkili olacaktır. Bu işlemi yaptıktan kısa sonra rüyalarınız size mesaj vermeye başlayacaktır. Unuttuğunuz şeyleri hatırlatmak şeklinde olabilir ya da tam tersine korkularınızla yüzleşip hiç korkmadığınız yolunda.

Düşünce formlarınızda bile değişiklik hissetmeye başlarsınız. Hissedişleriniz  değişir. Algılarınız da genişler. Farkındalığınız da. Bu işlemi bir ay sonra tekrarladığınızda aradaki farkı hissedersiniz. Çünkü zihniniz daha özgürdür. Ama sakın yeni korkular ya da çevrenizin etkisine kapılıp eski korkularınızı tekrar yaratmaya başlamayın.

Bu uyuşturucu veya içki bağımlılığı olan kişilerin detoks olduktan sonra uzun bir süre onların çağrısıyla başa çıkmak zorunda kalması gibi bir durumdur. Bunu engellemek sizin elinizdedir. Korkularınızı sadece siz yaratmazsınız. Sistem de bunu hergün değişik şekillerde beyinlerinize, zihinlerinize kodlamaya ve işlemeye devam eder. Kendinizi buna kapatmayı öğrenirsiniz, zaman içinde. Çünkü korkulardan bir kez kurtulduğunuzda ne kadar özgür kaldığınızı ve yaşamın sizin için ne kadar çok olasılık sunduğunu ve ruhunuzda özlem duyduğunuz huzura ve dinginliğe kavuştuğunuzu bilirsiniz. Bu da sizi cesaretlendirir ve kendinizi korkulardan korumayı otomatik olarak yapmaya başlarsınız. Yani beyniniz artık korkulara karşı bir virüs programı oluşturmuş olur, sisteme girdiği anda alarm verip siler ya da yok eder.

TARA GÜRSES
Terra Kayıp İnsanlık II Kitabımdan alıntıdır.
Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
1134 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam11
Toplam Ziyaret39855
Saat