• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
    • TARA GÜRSES - YAZAR ve ARAŞTIRMACI KİŞİSEL WEB SAYFASI
MA'AT KANUNLARI VE YÜKSELİŞ










Kadim Mısır’da Ma'at doğruluk ve adalet tanrıçasıdır. Güneş’in kızıdır. Ay, zaman,bilgelik ve yazı Tanrısı olarak bilinen Thot'un eşidir ve ondan sekiz çocuğu olmuştur. Bu çocuklardan en önemlisi Amon'dur. Bu sekiz evlat, Hermopolis'in baş tanrılarıdır ve oradaki rahiplere göre, onlar yerküreyi yaratmışlardır.






  Hayat soluğu ve nefesi olarak da bilinir...

Maad kelimesi Arapça da tekrar geri dönülecek yer, Kökü MA kelimesi de Arapça da Su anlamına gelmektedir. Kaos dan sonra oluşan evrenin düzenini sağladığına inanılırdı.

''Ma'at yasası'' dendiği zaman da söylenmek istenen ‘’Birlik Yasası’’dır. Bu yasaya göre evrendeki her varlığın birbiriyle bağlantılı olduğu ve birbirinin tamamlayıcısı olduğudur. Ma'at yasası çerçevesinde tüm varlıkların eylemleri birbirini etkilemekte, yaşamın akışını olumlu veya olumsuz yöne çevirebilmektedir.

Firavunlar ülkelerini bu tanrıçanın belirlediği ilkelere göre yönetirlerdi ve böylece "evrensel düzenin" sağlanacağına inanırlardı Ma’at Kafasında bir devekuşu tüyü taşırdı. Bu tüy saf iyiliği,hakikati ve doğruluğu temsil eder ve Osiris'in mahkemesinde ölünün ya da (inisiyenin) kalbi terazide bu tüy karşısına konurdu. Böylece ölen kişinin iyi ve kötü ruhlu olduğu anlaşılırdı. Eğer kalp tüy kadar hafif ise, yani ruhu saf ve iyi ise Aaru’ya cennet dünyalarına girme izni verilirdi . Ve ölümsüz yaşama hak kazanırdı. Bu aynı zamanda bilincin yüksek hallerine girişti. .





Ama eğer kalp negatiflik, pişmanlık ve üzüntü ile doluysa, ruh alt dünyalara geri dönmek zorunda kalırdı. İnanışa göre, zamanın başlangıcında dünya yaratılırken ortaya çıkan KAOS, Ma'at'ın koyduğu kurallar ile ortadan kalkmıştır. Bu nedenle firavunların bu kurallardan uzaklaşması durumunda Kaosun geri gelip Mısır ve dünyayı yok edeceğine inanılırdı...

Ma'at'ın son görevi, güneş tanrısı Ra'ya gökyüzündeki seyahatlerinde rehberlik etmektir. Her gün gökyüzünde onu taşıyan geminin rotasını belirler. Hatta bazı inanışlara göre, gemide onunla beraber yön göstermek için yolculuk da eder ve uğradıkları her limanda da terazisine başvurur.






Bugün tam anlamıyla insanlık Ma'at ile buluşma noktasındadır. İşte bu dönemde, Kıyamet, yıkım ve dehşetin yarattığı zaman çizgisine katkıda bulunan ve buna hizmet eden ,inanan her insan bu realiteyi kendileri için gerçek kılacaktır. Yeni Dünya’nın gerçek zaman çizgisini taşıyan ve ona inanan, çağıran herkes de bu realiteye katkı yapacaktır ve ona çekilecektir.

Bu da geçmişte yaşamaktan vazgeçerek, önce kendimizi sonra çevremizdeki insanları affederek, her türlü negatiflikten uzaklaşarak, egolarımızdan mümkün olduğunca arınarak ve içimizdeki saf insanı besleyip, büyüterek yapabileceğimiz bir şey. Yani bu durumda güçsüz veya çaresiz değiliz. Çünkü bizler kendimiz ve gezegen için, özellikle insanlık için gerekli radikal değişim gücünü içimizde taşıyoruz.

Eğer, içinde yaşadığımız gerçekliği beğenmiyor , ona uyum sağlayamıyor ve kendinizi başka bir gerçekliğe ait hissediyorsanız bilin ki hür iradeniz ve sezgileriniz sizi yüksek bir realiteye taşımak üzere. İçinde bulunduğunuz gerçeklikle tamamen zıt ve hayal ettiğiniz bir dünyanın gerçekliği ile rezonans halindesiniz. Eğer Yeni Dünya’nın bu zaman çizgisi ile rezonansını hissediyorsanız ve eğer varoluşun bu yeni düzeninde yaşamayı seçiyorsanız, ağırlığınıza dikkat etmeniz gerekmektedir. Yani biraz önce bahsettiğim gibi kalbimizin terazisini hafifletmeye özen göstermemiz gerekmektedir. Burada bahsedilen vücut ağırlığımız değildir. Gereken yüreğimizin hafifliğidir.







Buna uyumlanmak ve asıl gerçekliğiniz yapmak için kalbinizdeki ağırlıklardan kurtulun. Bu bazı açılardan, etrafımızdakiler acı içinde yaşarken, cennette yaşamak gibi algılanabilir.. Bunun bizim zaman ve mekandaki yerimiz ile çok az ilgisi vardır, daha çok bizim titreşim halimiz ile ilgisi vardır. Çünkü her titreşim kendi rezonans alanına ve gerçekliğine sahiptir. Eğer biz genel rezonansa uyum sağlayamıyorsak bu bizim mutlaka farklı bir gerçeklik yarattığımız ya da içinde bulunduğumuz gerçekliğin benzeri ya da farklı ama aynı zamanda titreşimsel anlamda zıttı bir zaman çizgisi ile uyumlandığımızı gösterir.

Eğer bir ortama uyumsuzsanız, mutlaka sizin ait olduğunuz başka bir gerçeklik vardır. O zaman burada hepinize söylemek istediğim şu : Geride kalanlara ya da arkanıza bakmayın ve sizi geri çekmesine izin vermeyin. Sizin titreşiminizle ve farkındalıklarınızla uyumlu rezonans alanına, zaman çizgisine ya da paralel evrene odaklanın ve onu çağırın. Unutmayın, sıçrayacağınız zaman çizgisi ölümle geçilebilen bir rezonans alanı değil. Bunu yaşayacak olanlar geri de kalanlar olacaktır. Şu anda Ma'at size ‘’daha yüksek bir bilince geçebilirsiniz’’
diyor.

Tara Gürses - Yazar

Halen yazım aşamasında olan Sessizliğin Sesi Kİtabımdan alıntıdır.
Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
1514 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam11
Toplam Ziyaret39855
Saat