• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
    • TARA GÜRSES - YAZAR ve ARAŞTIRMACI KİŞİSEL WEB SAYFASI
HERŞEYİN SONU VE YENİ BİR BAŞLANGIÇ
Uzun bir süredir, yaşamın adil olmadığını, dünyanın bütün güzelliklerin kötülüklerle ve karanlıkla yok olduğunu ve ruhunu kaybettiğini düşünüyor ya da hissediyor olabilirsiniz.

Büyük bir yenilgi hissediyor ve çaresizlikle umutsuzluk duyguları arasında kendinizin de yitip gitmekte olduğunu duyumsuyorsanız, hatta isyan duygunuzun bile boşluk da yankılandığı ve geri dönüp size çarparak sarstığını algılıyorsanız, artık her şeyin bitme noktasına gelmek üzere olduğunu bilin.



Çok az kaldı Işık Dostlarım, Işık Savaşçılarım ve Galaktik Görevliler. Bizlerin çoğu bu gezegene gelirken çok daha farklı bir süreç ve geçiş dönemi bekliyorduk aslında. Bizlere gösterilen, öngörülen ve hazırlandığımız böylesi bir zifiri karanlık değildi. Karanlık öylesine katran karakası bir renge büründü ki, istilanın boyutları öylesine büyüdü ki, ışığımız ancak kendimizi ve çevremizi aydınlatmaya yetecek kadar soluklaştı.

Galaktik misyonumuzdaki yol arkadaşlarımız ve desteğimiz de bu dönemde bizi yanlız bırakmış görünseler de çok büyük bir savaşa, kurtarma operasyonuna, değişim ve dönüşüme, uyanışa hazırlanmakta ve bizi uzun süredir kozada tutmaktalar. Bu nedenle ''kendi merkezinizde kalın, kalabalıklara karışmayın, ışığınızı koruyun '' mesajları veriliyordu.

Bu dönemde çok büyük kayıplar verdik. Dayanamayıp geri gidenler çok oldu. Acının deli eden tutsaklığına kapılıp kaybolan görevliler çok oldu. Gezegenin ruhu acı çekiyor ve bizler de onunla birlikte acı çekiyoruz. Kayıp insanlık için ağlıyoruz.

Bu içinde bulunduğumuz zamanda ve geçmekte olduğumuz süreçte aslında artık önemli olan birlikte yeniden doğuşumuz. Yaşadığımız her şey bu yeniden doğuşun, bizlerin ve dünyanın yeniden doğuşunun sancıları. Anka kuşu gibi gözyaşlarımızla şifalanıp, küllerimizle de yeniden doğacağız...



İşte bu nedenle yaşam size ne verirse versin, umudunuzu asla kaybetmeyin , gözyaşlarımızın tüm dünyayı şifalandırmasını dileyerek, tüm bunların aslında uyanış sancıları olduğunu bilerek , uyuyanlara bir an evvel uyanmaları için dua ederek , uyanmamakta ısrar edenleri de geçmişin yitik ruhları olarak sayarak , yüzümüz ışığa dönük, yüreklerimizde aşkla, sevgiyle ve özgürce yürümeliyiz.

Bu hem çok sessiz hem de evrenin en uzak köşelerinden bile duyulacak kadar gürültülü bir yükseliş ve uyanış olacak. Ve bu noktada kayıplarımıza değil kazandıklarımıza ve kazanacaklarımıza odaklanmamız gerek.. Asla arkanıza dönüp bakmayın. Arkanızda kalanların, yaşanan ve yaşanmakta olan acıların hepsinin bir sebebi var aslında.Onlara takılır kalırsanız sizi de içine çeker ve yutar.

Sizi geri çeken her şeye karşı uyanık olun, size arkanızdan seslenen hiçbir sese kulak vermeyin. Geçmekte olduğunuz köprüde dikkatinizi sadece yola ve karşıda sizi bekleyen ışığa odaklanın. Ayaklarınızın altındaki kor alevlere değil. Onların illüzyon olduğunu bilin. Ve zihninizin konuşmasına izin vermeyin. Bu kaosdan ancak yüreğinizle çıkabilirsiniz.

Birbirinizi sevin. Sevmeyi sevin. Varlığınızı sevin ve sizi var edeni! Bütün soruların cevapları yüreğinizde aslında. Ve yüreğinizdir sizin kanatlarınız. Sizi özgür kılan ve üstün insana dönüştürecek tek şey..

Sessizliğin Sesi Kitabımın ön tanıtımı için alıntıdır.
Tara Gürses
Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
1551 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam11
Toplam Ziyaret39855
Saat