• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
    • TARA GÜRSES - YAZAR ve ARAŞTIRMACI KİŞİSEL WEB SAYFASI
ALDATILDIK

Bedeninize , daha bebekkenden beri zehir aşılamaya başladılar. Zihninize kim olduğunuzla bağlantınızı tamamen unutmanız ve evrensel kimliğinizle iletişiminizi tamamen kaybetmeniz için pek çok kilit kondu. DNA ‘nızla oynandı. Yediğiniz içtiğiniz her şeyle, soluduğunuz havayla bile başka bir şeye dönüşmeye zorlandınız. Galaktik insan formunuz o kadar aşağılandı ki, insanlığınızı kaybettiniz. Bir soytarıdan, kukladan ve kana susamış bir canavardan başka bir şey değiliz artık. Buna global olarak dur demediğimiz sürece böyle kalmaya da devam edeceğiz. Şöyle bir etrafınıza bakın , size doğru gelen ne var? Aşk mı, sevgi mi? Dünyayı sevgi kurtaracak gibi palavralarla insanlık uzatma dakikalarını yaşıyor. Farkında mısınız? Kim sevmeyi biiyor koşulsuz? Kim vermeyi biliyor koşulsuz ve karşılıksız? İnsan tükettikçe, kendini tükettiğinin ne zaman farkına varacak? Etrafıma bakıyorum da, herkes kendi doğrularında hayatta kalma mücadelesi içinde. Herkes birilerini ,bir şeyleri sömürerek, tüketerek var olmaya çalışıyor. Aslında kendini de tükettiğini bilmeden.Açlıkla, şiddet ve korkutmayla ve en kötüsü inançlarıyla köşeye sıkıştırılmış ve işkence görüyor. Bedensel acılar ve zihinsel korkularının acısıyla kendi içsel vahşetini yaşıyor. Ve herkes de bir maske. Ve o maskeyi gerçek sanıyor. İnsan. Aslında cadılar bayramında değişik korkutucu maskeler takmak yerine herkes olduğu gibi görünse daha korkunç olurdu . Şöyle bir aynaya bakın, ne kadar insansınız? Nasıl seviyorsunuz, neyi seviyorsunuz, nasıl bir yaşamınız var, ve geriye sizden ne kalacak? Bir hayvanla göz göze gelip,bakışabiliyor musunuz? Doğaya baktığınızda kendinizi onun sahibi olarak mı görüyorsunuz yoksa onun varlığına hayran olup kendinizin ne kadar küçük ve onsuz bir hiç olduğunuzu mu anlıyorsunuz? İnsan düşe kalka büyür, hatalarıyla olgunlaşır derler. Büyüdünüz mü, ya da hatalarınız sizi daha da mı küçülttü? Yüreğiniz hala size yanlış yapıyorsun mesajı vermeye devam ediyor mu, yoksa o mesajı artık duymayalı çok uzun bir zaman mı oldu? Siz bir insana yakışmayan, yanlışlarınızı hiç düşündünüz mü? Bunları kabullenip, affetmeyi ve bir daha yapmamayı öğrendiniz mi? Yoksa ‘’dünyada doğru olan ne var ki, ben neden doğru olayım ? ‘’mantığında mısınız hala? O zaman sizlere bir tavsiyem var. Sakın evlenip, çocuk sahibi olmayın. Onlara kendileri olma şansı olmayan ve hiç sahip olamayacakları bir dünya ve hayat bıraktınız çünkü… Eğer insanlık din kitapları okuyacağına bilim kitapları okuyarak ilim öğrenseydi, bugün çok daha güçlü, gerçek ve asil bir inanca sahip olurdu. Her şeyin bir bütün olduğuna ve her şeyi yaratan büyük bir güç, enerji ya da bilincin varlığına .Ve bunun adı evrensel bilgelik ya da bilinç olurdu. Din olmazdı. İnsan da insan olurdu. İşte bu noktada sizlere söyleyebileceğim bazı şeyler var. Umarım hatırlarsınız. İnsan olarak dünyaya gelmeden önce özgürdünüz. Burada bulunmanız da sizin özgür iradenizdir . Ve insan bedeniyle özgürdür, düşüncesiyle, sevdikleriyle,sevmedikleriyle, seçtikleriyle… Ama size öğretilen ve dayatılanla değil. Toplum sizi özgür kılmaz, özgürlük bireyseldir. Toplum size ait olma vaat eder. Korunma, sevilme ve güven duygusu. Ama hepsi büyük bir yalandır. Çünkü bu gezegende hayat, dünyaya gelen her insanı kör,sağır,dilsiz,duygusuz,düşünme ve sorgulama yeteneğini kaybetmiş kölelere dönüştürmek üzere var edilmiştir. Evrensel bilincin sizlere sunduğu her şey size hayatlarınız karşılığında para ile satılmaktadır. Aldığınız nefes bile. Bu gezegen büyük bir arenadan ve pazar yerinden başka bir şey değildir. Öyle ki sistemi kuranlar ve yönetenler bile bu sistemin kölesi olmuştur aslında. Peki bu noktada insan kendisini kurtarmayı mı , yok etmeyi mi seçecektir. Ya da tutsak olduğu yalanla ölmeyi mi? DNA’sında gizli Tanrı’yı uyandırabilecek mi, yoksa ışığını unutmuş bir varlık olarak karanlıkla bir olmayı mı seçecektir? Hem de karanlığın varlığını görünür kılacak tek gerçek olduğunu idrak edebilecekken. . Bunu hatırlamayı mı seçecek, unutmayı mı? Yoksa düşünmemeyi, ya da hissetmemeyi mi? İnsan bu komadan ya da ağır uyku halinden çıkacak mı, yoksa kendisini tamamen teslim mi edecek? İnsan kendi asıl gerçeklğine ulaşıp bütün senaryoyu değiştirebilecek mi?

TERRA KAYIP İNSANLIK II kitabımdan alıntıdır.
Tara Gürses

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
1105 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam11
Toplam Ziyaret39855
Saat